adidas, Başka Bir Hikâye: Liberty x adidas
Liberty denince akla ilk gelen şeylerden biri desen. 1875’ten beri Londra’nın en ikonik isimlerinden biri olan marka, bugün yaklaşık 50.000 tasarımdan oluşan dev bir baskı arşivine sahip. Özellikle floral desenleri zaman içinde Liberty’nin neredeyse imzası hâline gelmiş durumda. Küçük çiçekler, yoğun desenler, beklenmedik renk birliktelikleri… Bir kumaşın üzerinde Liberty yazmasa bile bazen nereden geldiğini tahmin etmek çok zor değil.
Bu kadar güçlü bir desen kimliğinin adidas’ın en klasik parçalarıyla buluşması da koleksiyonu ilk bakışta ilgi çekici kılıyor.
Son birkaç yıldır adidas’ı yalnızca yeni modellerle değil, yıllardır bildiğimiz klasiklerinin tekrar popüler olmasıyla da konuşuyoruz. Samba bunun en açık örneği. Aslında çok uzun zamandır hayatımızda olan bir model, son yıllarda yeniden yükselerek sokak stilinin en tanıdık ayakkabılarından biri hâline geldi.
Fakat klasiklerin şöyle bir sorunu var: Bir süre sonra onları her yerde görmeye başlıyoruz.
Beyaz Samba, siyah Samba, bordo Samba, kahverengi Samba derken aynı form sürekli karşımıza çıkıyor. Başlangıçta çok istediğimiz bir ayakkabı, bir süre sonra fazlasıyla tanıdık gelmeye başlayabiliyor. adidas’ın son dönemde yaptığı iş birlikleri de biraz bu hissi kırıyor. Formu değiştirmek yerine renk, desen ve malzemeyle oynuyor ve yıllardır bildiğimiz modeller bir anda tekrar güncel görünüyor.
Liberty ile yapılan koleksiyon da bunun oldukça iyi bir örneği.
Liberty’nin romantik, çiçekli ve oldukça İngiliz dünyasıyla adidas’ın sportif tarafı kâğıt üzerinde çok uyumlu görünmeyebilir. Gerçekte ise özellikle floral desenlerin klasik adidas formları üzerinde kullanılması beklenenden çok daha iyi çalışıyor.
Üstelik koleksiyon yalnızca ayakkabılardan ibaret değil. Liberty’nin floral dili adidas’ın spor giyim parçalarına da taşınıyor. Özellikle şortlarda, yıllardır bildiğimiz sade ve sportif adidas formlarını çiçek desenleriyle görmek koleksiyonun havasını ayakkabıların ötesine taşıyor.
Şort hâlâ adidas şortu, Samba hâlâ Samba. Sadece artık yeni bir kimliği var.
Ayakkabılarda ise klasik Hollanda Delft seramiklerinden ilham alan ve Liberty tasarım stüdyosunda guajla elle boyanan floral desenler kullanılmış. Samba’nın zaten çok tanıdık olan formunun üzerine bu kadar detaylı bir desen geldiğinde kolayca fazla görünebilirdi. Ama renkler, üç çizgi ve ayakkabının retro havası birlikte oldukça iyi çalışıyor.
Liberty’yi görüyorsunuz, adidas’ı da görüyorsunuz. İkisinden biri diğerinin önüne geçmiyor. Bence bu koleksiyonu başarılı yapan şeylerden biri de bu.
Peki, alınır mı?
Beyaz deri, siyah üç çizgi ve gum tabanlı klasik bir Samba bugün de giyilebilir, yıllar sonra da. Aynı şey sade bir adidas şortu için de geçerli. Üstelik bazı insanlar için klasik olan zaten hâlâ bir numara ve üzerine çok fazla şey eklemeye gerek yok.
Ama yıllardır aynı modelleri görmekten sıkılanlar için durum biraz farklı. Zaten sevdiğiniz bir modeli alıyorsunuz ama bu kez herkesin dolabındaki versiyonundan biraz daha özel ve karakterli hissettiriyor. Trend bir parçaya sahip olma hissi de sanırım burada geliyor.
Liberty x adidas’ın sevdiğim tarafı, yeni görünmeye çalışırken adidas’ı başka bir şeye dönüştürmemesi. Yıllardır bildiğimiz parçalar aynı yerde duruyor; Liberty sadece onlara kendi desen dilini ekliyor.
Floral desenlerin güncel renklerle ve adidas’ın trend modelleriyle bütünleşmesi özellikle ayakkabılarda gerçekten iyi olmuş. Aynı floral yaklaşımın şortlara ve koleksiyonun diğer giyim parçalarına taşınması da iş birliğini yalnızca birkaç dikkat çekici Samba’dan ibaret bırakmıyor. Klasik olanın dolaptaki ömrü daha uzun olacaksa bile Liberty London iş birliğini istememek elde değil.
